asit.gen.tr
asit
Sosyal Medyada Paylaş
Benzoik Asit
Kireç Asit Mi Baz mı
Karboksilli Asitler
Glikolik Asit
Asitlerin Formülleri
Meyvelerdeki Asitler
Formik Asit
Asit Ve Bazların Sulu Çözeltileri
Nükleotit Asitler
Asitlerin Faydaları
Retinoik Asit
Asit Örnekleri
Tartarik Asit
Ürik Asit
Sülfürik Asit Formülü
Oleik Asit
Gebelik Öncesi Folik Asit Kullanımı
Kuvvetli Asitler
Oksalik Asit
Hidroflorik Asit
Doymamış Yağ Asitleri
Zayıf Asit Ve Bazlar
Hyaluronik Asit
Alfa Lipoik Asit İçeren İlaçlar
Organik Asitler
Asitler Bazlar Ve Ph
Fosforik Asit
Asetilsalisilik Asit
Hidrolik Asit
Alfa Lipoik Asit
Amino Asit Ne İşe Yarar
Valproik Asit
Asitlerin Özellikleri
Ürik Asit Nasıl Düşürülür
Nükleik Asitler
Tüm Sayfalar >>









Asit Yağmurlarının Tarihi Eserlere Etkisi

Asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi, azımsanamayacak kadar büyüktür. Tüm çevreyi etkileyen asit yağmurları elbette tarihi eserler üzerinde de bazı etkilere sahiptir. Özellikle asit yağmurlarının içerisinde bulunan nitrik ve sülfürik asitlerin tarihi eserlerde bulunan kalkerli taşları deforme ederek taşların kimyasal yapılarının bozulmasına neden olduklarını görebilmek mümkündür. Bu durum tarihi eserlerin daha erken zamanlarda yıpranması ve yok olması anlamlarına gelmektedir.

Asit Yağmurları Tarihi Eserlere Nasıl Etki Eder?

Özellikle sanayileşmiş ülkelerdeki kömür ve fueloil kullanımıyla oluşan sülfürik ve egzoz gazından oluşan nitrik asitlerde aynı etkinin görüldüğünü görebiliriz. Bu durum bu ülkelerde ve bunların yakınlarında bulunan ülkelerde tarihi eserlerin çok daha kısa süre içerisinde deforme olması anlamına gelir. Bu bakımdan yüzyıllarca ayakta olmasına rağmen sanayileşmeyle birlikte tarihi eserlerin çok daha kısa sürede deforme olduğunu görebilmek mümkündür.

Asit yağmurlarının asidik yapıya sahip olmaları toprağı ve kayaları nasıl etkileyebiliyorsa, tarihi eserleri de etkileyebiliyor. İnsan sağlığı içinde zararlı olan asit yağmurlarının tarihi eserlere etkisi tarihi binalarda da rahatlıkla gözlemlenebilir. Dünya geneline bakıldığında özellikle son 20 yılda tarihi binaların gördüğü zararın son 2000 yılda gördüğü zarara nazaran daha fazla tahribata uğradığını görebiliriz. Başta Efes gibi tarihi kentlerde bu durumun daha vahim olduğunu görebiliyoruz. 

Asit Yağmurlarının Tarihi Eserlere Etkisi
Tarihi Eserler Asit Yağmurlarının Etkilerinden Nasıl Korunabilir?

Asit yağmurlarının tarihi eserlere zarar vermesini önleyebilmek için asit yağmurlarının önüne geçebilmek gerekir. Sadece tarihi eserlere değil tüm çevreye zararı olan asit yağmurlarından korunabilmek için oluşumuna neden olan zeminin kaldırılması gerekir. Bunu yapabilmek için köklü bir korunma gerçekleşmesi günümüz şartlarında pek mümkün olmasa da azalması için bazı tedbirler alınabilir. Bu tedbirleri de şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Kömür sobalarından vazgeçmek gerekir, kömürün havaya yaydığı karbonmonoksit su buharı ile karşılaştığında tepkime sonucu sülfürik asit ve nitrik asit olarak asit damlaları oluşturacağından özellikle tarihi binaların bundan etkilenmesi kaçınılmazdır.
  • Araçların bakımları zamanında yapılmalı: egzoz borusunda biriken zararlı gazlardan oluşan kalıntılar havaya karıştıklarında asit yağmurlarına sebep olur. 
  • Yakıtlarda bulunan kükürt oranının azaltılması gerekir.
  • İnsanları alternatif enerji kaynakları olan güneş enerjisi gibi sağlıklı kaynaklara yönlendirmek gerekir.
  • Kışın yaprak döken bitkiler ekerek hava kirliliğinin önüne geçilmeli.

Yayınlanma Tarihi : 20.03.2015 02:54:37

Asit Yağmurlarının Tarihi Eserlere Etkisi Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Asit Yağmurlarının Tarihi Eserlere Etkisi"

Mehmet Akharman

İğrenç bir özet. şaka lan şaka güzeldi bu sfer güzel site canımöörkrl

2016-02-28

Kullanıcı oyu: 4,5
Diğer () yorumu göster

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Prebiyotik

Prebiyotik, sözcüğü "yaşam için iyi" anlamına gelmektedir. Prebiyotikler bağırsaklardaki canlı florasını dengeleyen, yararlı mikro organizmaların çoğalmasını sağlayan ve sindirim sistemini güçlendiren yararlı bakterilerdir. Bu bak...

Folik Asit Faydaları

Folik Asit Faydaları, özellikle hamilelikte bayanların en çok duydukları konular arasında yer alır. B vitaminleri grubunda yer alan folik asit, yeşil yapraklı sebzelerde, tam buğday ürünlerinde, soya fasulyesinde, patateste, başta...

Okzalik Asit

Okzalik Asit, bitki kökenlidir ve en bilindik organik asitlerden birisidir. Okzalik asidin kimyasal formülü ise (COOH) ikidir. Okzalik asit tabiatta sodyum tuzu şeklinde kuzukulağı bitkisinde, kalsiyum tuzu olarak da ravent bitkis...

Folik Asit Eksikliği

Folik asit eksikliği toplumda hafif dereceli olsa da sıklıkla görülen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Hafif bir eksiklik çok büyük bir sorun teşkil etmiyor olsa da ağır eksiklik durumlarına anemide sıklıkla rastlanıldığını...

Mide Asidi Belirtileri

Mide asidi belirtileri özellikle yenilen yemeklerin geri atılmaya çalışılması ya da yemek borusuna kaçmasıyla ortaya çıkmaktadır. Genellikle midemiz yediği yemekleri sindirmek amacıyla özel bir asit bileşeni salgılayarak gıdaları...

Amino Asit Kullanımı

Amino asit kullanımı, vücudun tüm fonksiyonlarının yerine getirilmesinde amino asitler önemli bir rol oynamaktadır. Vücutta tek bir amino asidin eksik olması halinde, diğer amino asitlerin fonksiyonu etkilenebilir. Bu yüzden vücud...

Mide Asiti Nedir

Mide Asidi Nedir, Midemiz gün boyu yemiş olduğumuz yemekleri sindirebilmek için özel bir asit bileşeni üreterek yiyecekleri bağırsaklarda sindirebilir bir hale getirmektedir. Ancak asit miktarı çoğalır ise midede ülser ile gastrit...

Asit Yağmurlarının Etkileri

Asit yağmurlarının etkileri sadece bu yağmurların oluştuğu yerlere değil dünyanın farklı bölgelerine de etki eder. Özellikle de sanayinin çok geliştiği Çin gibi ülkelerde çevre ülkelere atmosferin hareketleri sebebi ile etkide bul...

Sülfirik Asit

Sülfirik Asit, formülünde bulunan H2SO4 bileşiminden dolayı oldukça güçlü ve aşındırıcı bir asittir. Metallerden, taşlara ve canlı dokulara kadar temas ettiği birçok farklı maddeyi aşındırabilecek niteliktedir. Su ve diğer çözücül...

Hiyalüronik Asit

Hiyalüronik asit, vücuttaki en yaygın doku bağ dokusudur. Bu dokuda diğer dokulara oranla daha az hücre bulunur. Ancak lif ve ara madde daha fazladır. Vücutta kaslarla, kemiklerle, kan damarları, sinirler gibi dokuların irtibat ha...













Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

asit, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Kasım - 2017